<?xml version='1.0'?><rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"  xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
	<title><![CDATA[esenola: yaşar kemal]]></title>
	<link>https://esenola.com/blog/view/6135/yasar-kemal</link>
	<atom:link href="https://esenola.com/blog/view/6135/yasar-kemal" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<description><![CDATA[]]></description>
	
	<item>
	<guid isPermaLink="true">https://esenola.com/blog/view/6135/yasar-kemal</guid>
	<pubDate>Thu, 29 Oct 2015 20:38:12 +0100</pubDate>
	<link>https://esenola.com/blog/view/6135/yasar-kemal</link>
	<title><![CDATA[yaşar kemal]]></title>
	<description><![CDATA[<p style="margin-bottom: 0cm;"><b>Tuhafiye</b></p><p style="margin-bottom: 0cm;"><b>&Ccedil;OK YAŞAR KEMAL</b></p><p style="margin-bottom: 0cm;">Neşet Ertaş i&ccedil;in &ldquo;Bozkırın Tezenesi&rdquo; demişti Yaşar Kemal. G&uuml;zel, doğru, unutulmaz demişti de, o bizim neyimiz, kimimiz acaba? &#39;Anadolu&#39;nun Destancısı&#39; mı, &#39;İnce Memed&#39; mi, yoksa Mahmut Temizy&uuml;rek&#39;in dediği gibi, &#39;Teleskoplu Destancı&#39;mız mı? &#39;Bizim Homeros&#39;umuz demem tuhaf ka&ccedil;abilir, Homeros da bizim değil mi denir? &Ouml;yleyse &#39;T&uuml;rk&ccedil;enin Homeros&#39;u&#39; diyelim. Belki de hep &#39;Aşık Kemal&#39;di, &ouml;ncesinde de sonra da. &#39;Koca &Ccedil;er&ccedil;i&#39; de sayılabilir, heybesinde acıdan sevince her şeyi taşıyan bir &ccedil;er&ccedil;i. En doğrusu onun kendine dair s&ouml;ylediği şeydir belki de, &#39;sevincin t&uuml;rk&uuml;c&uuml;s&uuml;&#39;d&uuml;r. Bir &#39;efsane&#39; elbette, yazdığı <i>Ağrı Dağı Efsanesi&#39;</i><span style="font-style: normal;">nden m&uuml;lhem T&uuml;rkiye diye ağrılı bir dağın efsanesi,</span><i> T&uuml;rkiye Dağı Efsanesi.</i></p><p style="margin-bottom: 0cm;">Pirin&ccedil; tarlalarında yıllarca &#39;su bek&ccedil;iliği&#39; yapmıştır. Bir dağı bekler gibi, doğayı, ağacı, ceylanları balıkları bekler gibi. Yuvasından, yurdundan kim atılsa, ha kuş ha Ermeni, yuvanın başka kuşa, başka kişiye hayretmeyeceğini s&ouml;yl&uuml;yor: &#39;Onlar kuş değil Ermeni&#39;. Orhan Veli &ouml;ld&uuml;ğ&uuml;nde acısını nasıl gezdireceğini de bilemez, ister ki yer g&ouml;k c&uuml;mle cihan ağlasın Orhan Veli i&ccedil;in. Herkese s&ouml;yler bu acı haberi, kimse aldırmaz. Kadirli ona cehennem gibi gelir.<i> </i></p><p style="margin-bottom: 0cm;"><i>İnce Memed</i>&#39;in yazılmasına da bir başka şair, Arif Dino vesile olur. Yaşar Kemal&#39;e &#39;&ouml;mr&uuml;n&uuml;n sonuna kadar okuyasın&#39; diye &uuml;&ccedil; tane <i>Don Kişot</i><span style="font-style: normal;"> armağan eder. Don Kişot&#39;tan İnce Memed&#39;e, hayalg&uuml;c&uuml;nden direnmeye. İnce Memed bir &#39;mecbur insan&#39;dır. Yaşar Kemal de bir mecbur yazardır. Kavga etmeye, başkaldırmaya, direnmeye mecbur olanları yazmaya hem mecbur hem de memurdur. Niyesi olur mu? </span>O insanlar kurar &ccedil;&uuml;nk&uuml; d&uuml;nyayı ve yine g&uuml;n&uuml;n birinde o mecbur, &#39;o g&uuml;zel insanlar o g&uuml;zel atlara binip giderler.&#39; Gitmişlerdir.</p><p style="margin-bottom: 0cm;">Sonunda, o g&uuml;ne değin dolaylı olarak s&ouml;ylediklerini derler, toparlar, iki s&ouml;zc&uuml;ğe sığdırır ve &#39;zulm&uuml;n artsın!&#39; der. Onu &#39;Zilli Kurt&#39; yapmak isteyen devletin, sistemin oyunları hi&ccedil; bitmemiştir &ccedil;&uuml;nk&uuml;, biteceğe de benzemez. Devlet, k&ouml;yl&uuml;lerden &ouml;ğrendiği bir y&ouml;ntemle, hoşuna gitmeyen her insanın boynuna bir zil takıp bırakır adeta bozkıra. &#39;Kurtlukta d&uuml;şeni yemek kanundur&#39; s&ouml;z&uuml; de benzeri durumlar i&ccedil;in s&ouml;ylenmemiş miydi?</p><p style="margin-bottom: 0cm;">Anadolu&#39;nun, şimdilerde esamesi okunmasa, h&uuml;km&uuml; kalmasa, hatta artık s&ouml;ylendiği zaman g&uuml;l&uuml;n&ccedil; ka&ccedil;sa da, bir zamanlar &#39;kavimler kapısı&#39; olduğu keder ve acıyla hatırlanır. Yaşar Kemal de sanki o zamanlardan kalma bir bilgedir ya da dediğine benzer bi&ccedil;imde &#39;bek&ccedil;i&#39;dir, &#39;kavimler kapısının bek&ccedil;isi&#39;, &#39;k&uuml;lt&uuml;rler, halklar, diller, renkler bek&ccedil;isi&#39;. Belki de hi&ccedil; uzatmamalı ve Yaşar Kemal &#39;Anadolu&#39;nun bek&ccedil;isi&#39;dir demeli.</p><p style="margin-bottom: 0cm;">&#39;Anadolu&#39;nun Bek&ccedil;isi&#39;dir ama ne yazık ki kendilerine akademisyen adı verilen ve &#39;kapıkulu&#39; olmaktan &ouml;teye ge&ccedil;emeyecek kimi &ccedil;apsızlar tarafından, kim hatırlar ki yarın onları, şu y&uuml;zkarası, s&ouml;zkarası ifadelere de maruz kalmaktan kurtulamamıştır: &ldquo;Yaşar Kemal&#39;in romanları gerek &uuml;slup ve T&uuml;rk&ccedil;e&#39;yi g&uuml;zel kullanma, gerekse i&ccedil;inde yaşadığı toplumun değerlerini benimseme ve yorumlama a&ccedil;ısından bir &ccedil;ok T&uuml;rk yazarının yazdığı romanların gerisindedir. Kendisinin yurti&ccedil;i ve yurtdışında sahip olduğu ş&ouml;hretini, onun edebi kişiliğinde değil, k&ouml;k&uuml; yıllara dayanan siyasi kamplaşmalarda bir edebiyat&ccedil;ı aydın misyonunu aşarak, m&uuml;frit bir tarafgir olmasında aramanın doğru olacağı kanaatindeyiz.&rdquo; Sağdan sola, soldan sağa, al da bayrağım d&uuml;şman &uuml;st&uuml;ne!</p><p style="margin-bottom: 0cm;">T&uuml;rk&ccedil;enin beylerinden, hem de u&ccedil;beylerinden birine, alanları edebiyat olan ve adlarının başında birtakım akademik unvanlar bulunan &#39;padişahım&ccedil;okyaşa&#39; korosunun dediklerine bak, daha doğrusu yediklerine bak, yedikleri naneye!</p><p style="margin-bottom: 0cm;">T&uuml;rk&ccedil;eyi g&uuml;zel kullanmak! T&uuml;rk&ccedil;e Yaşar Kemal&#39;in &ccedil;ocukluk arkadaşıdır adeta, birlikte b&uuml;y&uuml;m&uuml;şlerdir, sokak t&uuml;rk&ccedil;esi mi dersin ağa&ccedil; t&uuml;rk&ccedil;esi mi, dağ t&uuml;rk&ccedil;esi mi dersin ova t&uuml;rk&ccedil;esi mi, ikindi t&uuml;rk&ccedil;esi mi dersin gece t&uuml;rk&ccedil;esi mi, uyku t&uuml;rk&ccedil;esi mi dersin sevişme t&uuml;rk&ccedil;esi mi, &ccedil;ocuk t&uuml;rk&ccedil;esi mi, kadın t&uuml;rk&ccedil;esi, babaanne t&uuml;rk&ccedil;esi mi, ama en &ccedil;ok da arkadaşlık, kardeşlik, yoldaşlık t&uuml;rk&ccedil;esidir Yaşar Kemal&#39;in T&uuml;rk&ccedil;esi ve iki arkadaş gibi birbirlerini, severek, hayran olarak, olanak arıyarak, şaşarak, sevinerek zengin olmuşlardır. Yaşar Kemal T&uuml;rk&ccedil;eyle, T&uuml;rk&ccedil;e Yaşar Kemal&#39;le...</p><p style="margin-bottom: 0cm;">Yaşadığı toplumun değerlerini benimseme ve yorumlama: Doğru, yazarın, sanat&ccedil;ının g&ouml;revi budur, &ouml;yle ya yaşadığı toplumun değerlerini benimseme, yayma, uygulama, yorumlama ve g&uuml;zelleştirme derneğidir &ccedil;&uuml;nk&uuml; yazar! Marquez&#39;den Dostoyevski&#39;ye, Kafka&#39;dan Faulkner&#39;a, Sartre&#39;dan Orhan Pamuk&#39;a kadar t&uuml;m b&uuml;y&uuml;k yazarlar da toplumla aynı d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;kleri i&ccedil;in b&uuml;y&uuml;k olmamışlar mıdır zaten?</p><p style="margin-bottom: 0cm;">Yurti&ccedil;i ve yurtdışında sahip olduğu ş&ouml;hrete gelince, elbette edebi kişiliğinin hi&ccedil;bir değeri, &ouml;nemi ve h&uuml;km&uuml; yoktur, &#39;m&uuml;frit bir tarafgir&#39; olduğu i&ccedil;in bunca tanınır, bilinir, sevilir Yaşar Kemal!</p><p style="margin-bottom: 0cm;">Anadolu onun evidir, T&uuml;rk&ccedil;e ise sokağıdır. İ&ccedil;i masallar, destanlar ve ağıtlarla dolu bir evdir Anadolu ve Yaşar Kemal onu &ouml;yle i&ccedil;selleştirmiştir ki onun i&ccedil;li bir &ccedil;ocuğu olarak i&ccedil;ine masallar, destanlar ve ağıtları doldurmuş, onları taşımış, Kaf Dağının ardına u&ccedil;urmadan &ouml;nce Ağrı Dağının başına &ccedil;ıkarmıştır.</p><p style="margin-bottom: 0cm;">Koca Yaşar Kemal. Ulu &ccedil;ınar. Anadolu&#39;nun y&uuml;ce &ccedil;ınarlarından biri. &ldquo;Daldan eğme değil, k&ouml;kten s&uuml;rme&rdquo;. Topal karıncanın dostu, karıncanın su i&ccedil;tiği yer. T&uuml;rk&ccedil;eye su veren usta.</p><p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p><p style="margin-bottom: 0cm;"><b>haydar erg&uuml;len</b></p><p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p><p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p><p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>]]></description>
	<dc:creator>haydar ergülen</dc:creator>
</item>

</channel>
</rss>