<?xml version='1.0'?><rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"  xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
	<title><![CDATA[esenola: March 2015]]></title>
	<link>https://esenola.com/blog/archive/haydaree/1425164400/1427839200</link>
	<atom:link href="https://esenola.com/blog/archive/haydaree/1425164400/1427839200" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<description><![CDATA[]]></description>
	
	<item>
	<guid isPermaLink="true">https://esenola.com/blog/view/3514/tas-ekmek</guid>
	<pubDate>Fri, 13 Mar 2015 08:17:29 +0100</pubDate>
	<link>https://esenola.com/blog/view/3514/tas-ekmek</link>
	<title><![CDATA[Taş Ekmek]]></title>
	<description><![CDATA[<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p><p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p><p style="margin-bottom: 0cm;">&ldquo;Bir &ccedil;ocuğun &ouml;l&uuml;m&uuml;&rdquo; c&uuml;mlesiyle bir yazıya başlanır mı?</p><p style="margin-bottom: 0cm;">&ldquo;Bir &ccedil;ocuğun &ouml;l&uuml;m&uuml;&rdquo;yle yaşamaya başlanır mı?</p><p style="margin-bottom: 0cm;">&ldquo;Bir &ccedil;ocuğun &ouml;l&uuml;m&uuml;&rdquo;yle g&uuml;ne, sabaha, g&uuml;neşe, &ouml;ğleye, duaya, akşama, geceye, şiire, m&uuml;ziğe, ibadete, ş&uuml;kretmeye, sevmeye, şefkate, merhamete, vicdana, konuşmaya, susmaya, g&uuml;lmeye, yemeye i&ccedil;meye, gezmeye, yalnızlığa, aşka, ayrılığa, k&uuml;smeye, barışmaya, okşamaya, u&ccedil;maya, y&uuml;zmeye, dalmaya, &ccedil;ıkmaya, bakmaya, koşmaya, y&uuml;r&uuml;meye, kahvaltıya, sevişmeye...</p><p style="margin-bottom: 0cm;">&ldquo;Bir &ccedil;ocuğun &ouml;l&uuml;m&uuml;&rdquo;yle doğmaya başlanır mı?</p><p style="margin-bottom: 0cm;">Siz başladınız. Siz bir &ccedil;ocuğun &ouml;l&uuml;m&uuml;nden beslendiniz. Siz bir &ccedil;ocuğun &ouml;l&uuml;m&uuml;yle doğdunuz.</p><p style="margin-bottom: 0cm;"><b>* * *</b></p><p style="margin-bottom: 0cm;">&ldquo;Bir alimin &ouml;l&uuml;m&uuml;&rdquo; alemin &ouml;l&uuml;m&uuml;d&uuml;r.</p><p style="margin-bottom: 0cm;">&ldquo;Bir şairin &ouml;l&uuml;m&uuml;&rdquo; g&uuml;zelliğin &ouml;l&uuml;m&uuml;d&uuml;r.</p><p style="margin-bottom: 0cm;">&ldquo;Bir &ccedil;ocuğun &ouml;l&uuml;m&uuml;&rdquo; şiirin &ouml;l&uuml;m&uuml;d&uuml;r.</p><p style="margin-bottom: 0cm;">Şiiri &ouml;lm&uuml;ş bir d&uuml;nya ancak k&uuml;fr&uuml;n, &ouml;fkenin, zalimliğin, k&ouml;t&uuml;l&uuml;ğ&uuml;n, tecav&uuml;z&uuml;n d&uuml;nyası olabilir. O d&uuml;nyada yalanın d&uuml;zeni h&uuml;k&uuml;m s&uuml;rer. Hakikat da duygusu da ortadan yok olur, zaten bunlara da kimsenin ihtiyacı olmaz.</p><p style="margin-bottom: 0cm;">Şiirin &ouml;ld&uuml;ğ&uuml; bir d&uuml;nyada yazılan şiir ancak s&ouml;zc&uuml;klerin yanyana geldiği bir yazıdan ibaret olur. Ruhu olmaz, i&ccedil;i olmaz, sıcaklığı olmaz, okurken g&ouml;ğe bakılmaz, yanından nehirler akmaz, ağa&ccedil;lar &ccedil;i&ccedil;eğe durmaz, kuşlar o şiiri alkışlamak i&ccedil;in kanat &ccedil;ırpmaz, vapurlar denizden değil karadan gidiyormuş gibi olur, kimsenin y&uuml;z&uuml; sevin&ccedil;ten aydınlanmaz ve kimsenin g&ouml;z&uuml;nden yaş da gelmez, &ccedil;&uuml;nk&uuml; g&ouml;zyaşlarının da bir tadı olduğunu unutmuştur herkes. Kahkahanın tadı maviyse, ağlamanın tadı da yeşildir diyelim, ve şiir insana, hayvana, tabiata değil yazıya ait olur, o da şiir olmaz. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; şiir nasıl &ccedil;ocuklukla varolmuşsa, onunla d&uuml;nyaya gelmişse, &ccedil;ocuğun &ouml;l&uuml;m&uuml;yle de &ouml;l&uuml;r.</p><p style="margin-bottom: 0cm;">Bir &ccedil;ocuğun &ouml;l&uuml;m&uuml;yle şiir de &ouml;ld&uuml;.</p><p style="margin-bottom: 0cm;">* * *</p><p style="margin-bottom: 0cm;">&ldquo;Bir &ccedil;ocuğu &ouml;ld&uuml;rmek&rdquo;. B&ouml;yle bir c&uuml;mle kurulamaz bile.</p><p style="margin-bottom: 0cm;">&ldquo;Bir &ccedil;ocuğu &ouml;ld&uuml;rmek&rdquo;. Bu c&uuml;mleyi yazmak zorunda kalmak da &ccedil;ocuğu, &ccedil;ocukluğu yeniden &ouml;ld&uuml;rmektir.</p><p style="margin-bottom: 0cm;">&ldquo;Bir &ccedil;ocuğu &ouml;ld&uuml;rmek&rdquo;, yalnızca elini kana bulamak değildir, kalbini kana bulamaktır. Kalbini kana bulayan biri kendi &ccedil;ocuklarını nasıl sever, elini kana bulayan biri &ccedil;i&ccedil;ekleri nasıl okşar, dilini kana bulayan biri sevgilisini nasıl &ouml;per ve ekmeği kana bulayan birinin, birilerinin boğazından o kanlı lokmalar nasıl ge&ccedil;er? Ve kalbinden, elinden, dilinden kan damlayan biri nasıl kana kana su i&ccedil;er?</p><p style="margin-bottom: 0cm;">&ldquo;Bir &ccedil;ocuğu &ouml;ld&uuml;rmek&rdquo;, kanlanmak, kinlenmek, k&uuml;fretmek, kalbini kırmak, kafasından vurmak, kaybetmek, katletmek, kıymak, kesmek, kirlenmek...Ve daha b&ouml;yle nice k&ouml;t&uuml;l&uuml;kle anılabilir ancak.</p><p style="margin-bottom: 0cm;">&ldquo;Bir &ccedil;ocuğu &ouml;ld&uuml;rmek&rdquo; kendi &ccedil;ocukluğunu, kendi &ccedil;ocuklarını da &ouml;ld&uuml;rmektir. Masumluğu boğmaktır. İyi de ge&ccedil;se k&ouml;t&uuml; de, yıllar sonra sanki &ldquo;cennet &ccedil;ayırları&rdquo; gibi u&ccedil;suz bucaksız, sereserpe, uzanan, serazat yaşanan zamanları, saatleri kırmak, par&ccedil;alamak, unufak etmektir.</p><p style="margin-bottom: 0cm;">&ldquo;Bir &ccedil;ocuğu &ouml;ld&uuml;rmek&rdquo;, varsa i&ccedil;indeki son iyilik kırıntısını da ayağının altına alıp ezmektir.</p><p style="margin-bottom: 0cm;">&ldquo;Bir &ccedil;ocuğu &ouml;ld&uuml;rmek&rdquo; bazılarının fıtratında vakay-ı adiyeden olabilir ama, insanın tabiatında asla yeri olmayan aşağılık, pis, iğren&ccedil; bir iştir.</p><p style="margin-bottom: 0cm;">&ldquo;Bir &ccedil;ocuğu &ouml;ld&uuml;rmek&rdquo;, başka &ccedil;ocuklara da tecav&uuml;z etmektir. Duygusal, zihinsel, cinsel...</p><p style="margin-bottom: 0cm;">&ldquo;Bir &ccedil;ocuğu &ouml;ld&uuml;rmek&rdquo; b&uuml;t&uuml;n &ccedil;ocukları &ouml;ld&uuml;rmektir. Berkin&#39;i &ouml;ld&uuml;rmek, İstanbul&#39;da, Rojava&#39;da, Kobani&#39;de, Diyarbakır&#39;da, Şırnak&#39;ta, Ankara&#39;da, Eskişehir&#39;de, Mısır&#39;da, Suriye&#39;de, Somali&#39;de, Irak&#39;taki &ccedil;ocukları da &ouml;ld&uuml;rmektir.</p><p style="margin-bottom: 0cm;">&ldquo;Bir &ccedil;ocuğu &ouml;ld&uuml;rmek&rdquo;, bazı &ccedil;ocukların &ouml;l&uuml;m&uuml; hak ettiğini d&uuml;ş&uuml;nmek ve buna hi&ccedil; &uuml;z&uuml;lmemektir. Bazı &ccedil;ocuk &ouml;l&uuml;mlerini kınayıp, bazılarını k&uuml;f&uuml;r yağmuruna tutmaktır.</p><p style="margin-bottom: 0cm;">Siz bizi Berkin&#39;in tarafında mı sanıyorsunuz? Yalnızca Berkin&#39;e &uuml;z&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z&uuml;, bu yazıyı yalnızca Berkin i&ccedil;in mi yazdığımızı sanıyorsunuz? Bizim &ccedil;ocuklarımız, sizin &ccedil;ocuklarınız, onların &ccedil;ocukları diyeceğimizi mi sanıyorsunuz? Siz bizi ne sanıyorsunuz?</p><p style="margin-bottom: 0cm;">* * *</p><p style="margin-bottom: 0cm;">Berkin&#39;in yanında olmak, onun tarafında olmak, &ouml;ld&uuml;r&uuml;len, katledilen t&uuml;m &ccedil;ocukların yanında, onların tarafında olmaktır. Berkin i&ccedil;in &uuml;z&uuml;lmek &ouml;ld&uuml;r&uuml;len t&uuml;m &ccedil;ocuklar i&ccedil;in &uuml;z&uuml;lmektir. Din, dil, mezhep, renk, ırk, d&uuml;ş&uuml;nce, inan&ccedil; ayrımı yapmadan &uuml;z&uuml;lmektir.</p><p style="margin-bottom: 0cm;">Usta &ouml;yk&uuml;c&uuml;m&uuml;z Oktay Akbal&#39;ın <i>&Ouml;nce Ekmekler Bozuldu</i><span style="font-style: normal;">(1946) kitabı, ki ilk kitabıdır, yayımlanalı 70 yıl olmuş neredeyse. Onun gen&ccedil;ken dediği &ccedil;ıkalı &ccedil;ok oldu. Şimdi de ekmekler soğudu işte.</span></p><p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;">Bir &ccedil;ocuk &ouml;l&uuml;nce, ekmekler soğur, taş olur. Herkesin boğazına bir yumruk gibi dizilir lokmalar.</p><p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;">Ekmekler taş olur da taşy&uuml;rekliler ne olur?</p><p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;">Onlara hi&ccedil;bir şey olmuyormuş meğer.</p><p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;">Onlar d&uuml;zenlerini sağlamlaştırmak, kazan&ccedil;larını &ccedil;oğaltmak i&ccedil;in taş &uuml;st&uuml;ne taş dizip g&ouml;kdelenleri y&uuml;kseltmeye devam ederler. Ve kimse dalgalarına taş atmasın, d&uuml;menlerine taş koymasın diye taş gibi g&uuml;venlik yasaları &ccedil;ıkarırlar. Heykellere saldırırlar, par&ccedil;alayıp yıkarlar ama &ccedil;ocuk &ouml;l&uuml;mleri karşısında kılları kıpırdamaz, taş kesilirler.</p><p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;">&Ouml;ld&uuml;r&uuml;len bir &ccedil;ocuk hepsinden uzun yaşar.</p><p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;">&Ccedil;&uuml;nk&uuml; Berkin&#39;in ve t&uuml;m &ccedil;ocukların &ouml;mr&uuml;ne &ouml;l&uuml;m değil, sonsuzluk eklenir.</p><p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p><p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><b>haydar erg&uuml;len</b></p><p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p><p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p><p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p><p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p><p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>]]></description>
	<dc:creator>haydar ergülen</dc:creator>
</item>

</channel>
</rss>