<?xml version='1.0'?><rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"  xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
	<title><![CDATA[esenola: All site blogs]]></title>
	<link>https://esenola.com/blog/all?offset=10</link>
	<atom:link href="https://esenola.com/blog/all?offset=10" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<description><![CDATA[]]></description>
	
	<item>
	<guid isPermaLink="true">https://esenola.com/blog/view/3514/tas-ekmek</guid>
	<pubDate>Fri, 13 Mar 2015 08:17:29 +0100</pubDate>
	<link>https://esenola.com/blog/view/3514/tas-ekmek</link>
	<title><![CDATA[Taş Ekmek]]></title>
	<description><![CDATA[<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p><p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p><p style="margin-bottom: 0cm;">&ldquo;Bir &ccedil;ocuğun &ouml;l&uuml;m&uuml;&rdquo; c&uuml;mlesiyle bir yazıya başlanır mı?</p><p style="margin-bottom: 0cm;">&ldquo;Bir &ccedil;ocuğun &ouml;l&uuml;m&uuml;&rdquo;yle yaşamaya başlanır mı?</p><p style="margin-bottom: 0cm;">&ldquo;Bir &ccedil;ocuğun &ouml;l&uuml;m&uuml;&rdquo;yle g&uuml;ne, sabaha, g&uuml;neşe, &ouml;ğleye, duaya, akşama, geceye, şiire, m&uuml;ziğe, ibadete, ş&uuml;kretmeye, sevmeye, şefkate, merhamete, vicdana, konuşmaya, susmaya, g&uuml;lmeye, yemeye i&ccedil;meye, gezmeye, yalnızlığa, aşka, ayrılığa, k&uuml;smeye, barışmaya, okşamaya, u&ccedil;maya, y&uuml;zmeye, dalmaya, &ccedil;ıkmaya, bakmaya, koşmaya, y&uuml;r&uuml;meye, kahvaltıya, sevişmeye...</p><p style="margin-bottom: 0cm;">&ldquo;Bir &ccedil;ocuğun &ouml;l&uuml;m&uuml;&rdquo;yle doğmaya başlanır mı?</p><p style="margin-bottom: 0cm;">Siz başladınız. Siz bir &ccedil;ocuğun &ouml;l&uuml;m&uuml;nden beslendiniz. Siz bir &ccedil;ocuğun &ouml;l&uuml;m&uuml;yle doğdunuz.</p><p style="margin-bottom: 0cm;"><b>* * *</b></p><p style="margin-bottom: 0cm;">&ldquo;Bir alimin &ouml;l&uuml;m&uuml;&rdquo; alemin &ouml;l&uuml;m&uuml;d&uuml;r.</p><p style="margin-bottom: 0cm;">&ldquo;Bir şairin &ouml;l&uuml;m&uuml;&rdquo; g&uuml;zelliğin &ouml;l&uuml;m&uuml;d&uuml;r.</p><p style="margin-bottom: 0cm;">&ldquo;Bir &ccedil;ocuğun &ouml;l&uuml;m&uuml;&rdquo; şiirin &ouml;l&uuml;m&uuml;d&uuml;r.</p><p style="margin-bottom: 0cm;">Şiiri &ouml;lm&uuml;ş bir d&uuml;nya ancak k&uuml;fr&uuml;n, &ouml;fkenin, zalimliğin, k&ouml;t&uuml;l&uuml;ğ&uuml;n, tecav&uuml;z&uuml;n d&uuml;nyası olabilir. O d&uuml;nyada yalanın d&uuml;zeni h&uuml;k&uuml;m s&uuml;rer. Hakikat da duygusu da ortadan yok olur, zaten bunlara da kimsenin ihtiyacı olmaz.</p><p style="margin-bottom: 0cm;">Şiirin &ouml;ld&uuml;ğ&uuml; bir d&uuml;nyada yazılan şiir ancak s&ouml;zc&uuml;klerin yanyana geldiği bir yazıdan ibaret olur. Ruhu olmaz, i&ccedil;i olmaz, sıcaklığı olmaz, okurken g&ouml;ğe bakılmaz, yanından nehirler akmaz, ağa&ccedil;lar &ccedil;i&ccedil;eğe durmaz, kuşlar o şiiri alkışlamak i&ccedil;in kanat &ccedil;ırpmaz, vapurlar denizden değil karadan gidiyormuş gibi olur, kimsenin y&uuml;z&uuml; sevin&ccedil;ten aydınlanmaz ve kimsenin g&ouml;z&uuml;nden yaş da gelmez, &ccedil;&uuml;nk&uuml; g&ouml;zyaşlarının da bir tadı olduğunu unutmuştur herkes. Kahkahanın tadı maviyse, ağlamanın tadı da yeşildir diyelim, ve şiir insana, hayvana, tabiata değil yazıya ait olur, o da şiir olmaz. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; şiir nasıl &ccedil;ocuklukla varolmuşsa, onunla d&uuml;nyaya gelmişse, &ccedil;ocuğun &ouml;l&uuml;m&uuml;yle de &ouml;l&uuml;r.</p><p style="margin-bottom: 0cm;">Bir &ccedil;ocuğun &ouml;l&uuml;m&uuml;yle şiir de &ouml;ld&uuml;.</p><p style="margin-bottom: 0cm;">* * *</p><p style="margin-bottom: 0cm;">&ldquo;Bir &ccedil;ocuğu &ouml;ld&uuml;rmek&rdquo;. B&ouml;yle bir c&uuml;mle kurulamaz bile.</p><p style="margin-bottom: 0cm;">&ldquo;Bir &ccedil;ocuğu &ouml;ld&uuml;rmek&rdquo;. Bu c&uuml;mleyi yazmak zorunda kalmak da &ccedil;ocuğu, &ccedil;ocukluğu yeniden &ouml;ld&uuml;rmektir.</p><p style="margin-bottom: 0cm;">&ldquo;Bir &ccedil;ocuğu &ouml;ld&uuml;rmek&rdquo;, yalnızca elini kana bulamak değildir, kalbini kana bulamaktır. Kalbini kana bulayan biri kendi &ccedil;ocuklarını nasıl sever, elini kana bulayan biri &ccedil;i&ccedil;ekleri nasıl okşar, dilini kana bulayan biri sevgilisini nasıl &ouml;per ve ekmeği kana bulayan birinin, birilerinin boğazından o kanlı lokmalar nasıl ge&ccedil;er? Ve kalbinden, elinden, dilinden kan damlayan biri nasıl kana kana su i&ccedil;er?</p><p style="margin-bottom: 0cm;">&ldquo;Bir &ccedil;ocuğu &ouml;ld&uuml;rmek&rdquo;, kanlanmak, kinlenmek, k&uuml;fretmek, kalbini kırmak, kafasından vurmak, kaybetmek, katletmek, kıymak, kesmek, kirlenmek...Ve daha b&ouml;yle nice k&ouml;t&uuml;l&uuml;kle anılabilir ancak.</p><p style="margin-bottom: 0cm;">&ldquo;Bir &ccedil;ocuğu &ouml;ld&uuml;rmek&rdquo; kendi &ccedil;ocukluğunu, kendi &ccedil;ocuklarını da &ouml;ld&uuml;rmektir. Masumluğu boğmaktır. İyi de ge&ccedil;se k&ouml;t&uuml; de, yıllar sonra sanki &ldquo;cennet &ccedil;ayırları&rdquo; gibi u&ccedil;suz bucaksız, sereserpe, uzanan, serazat yaşanan zamanları, saatleri kırmak, par&ccedil;alamak, unufak etmektir.</p><p style="margin-bottom: 0cm;">&ldquo;Bir &ccedil;ocuğu &ouml;ld&uuml;rmek&rdquo;, varsa i&ccedil;indeki son iyilik kırıntısını da ayağının altına alıp ezmektir.</p><p style="margin-bottom: 0cm;">&ldquo;Bir &ccedil;ocuğu &ouml;ld&uuml;rmek&rdquo; bazılarının fıtratında vakay-ı adiyeden olabilir ama, insanın tabiatında asla yeri olmayan aşağılık, pis, iğren&ccedil; bir iştir.</p><p style="margin-bottom: 0cm;">&ldquo;Bir &ccedil;ocuğu &ouml;ld&uuml;rmek&rdquo;, başka &ccedil;ocuklara da tecav&uuml;z etmektir. Duygusal, zihinsel, cinsel...</p><p style="margin-bottom: 0cm;">&ldquo;Bir &ccedil;ocuğu &ouml;ld&uuml;rmek&rdquo; b&uuml;t&uuml;n &ccedil;ocukları &ouml;ld&uuml;rmektir. Berkin&#39;i &ouml;ld&uuml;rmek, İstanbul&#39;da, Rojava&#39;da, Kobani&#39;de, Diyarbakır&#39;da, Şırnak&#39;ta, Ankara&#39;da, Eskişehir&#39;de, Mısır&#39;da, Suriye&#39;de, Somali&#39;de, Irak&#39;taki &ccedil;ocukları da &ouml;ld&uuml;rmektir.</p><p style="margin-bottom: 0cm;">&ldquo;Bir &ccedil;ocuğu &ouml;ld&uuml;rmek&rdquo;, bazı &ccedil;ocukların &ouml;l&uuml;m&uuml; hak ettiğini d&uuml;ş&uuml;nmek ve buna hi&ccedil; &uuml;z&uuml;lmemektir. Bazı &ccedil;ocuk &ouml;l&uuml;mlerini kınayıp, bazılarını k&uuml;f&uuml;r yağmuruna tutmaktır.</p><p style="margin-bottom: 0cm;">Siz bizi Berkin&#39;in tarafında mı sanıyorsunuz? Yalnızca Berkin&#39;e &uuml;z&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z&uuml;, bu yazıyı yalnızca Berkin i&ccedil;in mi yazdığımızı sanıyorsunuz? Bizim &ccedil;ocuklarımız, sizin &ccedil;ocuklarınız, onların &ccedil;ocukları diyeceğimizi mi sanıyorsunuz? Siz bizi ne sanıyorsunuz?</p><p style="margin-bottom: 0cm;">* * *</p><p style="margin-bottom: 0cm;">Berkin&#39;in yanında olmak, onun tarafında olmak, &ouml;ld&uuml;r&uuml;len, katledilen t&uuml;m &ccedil;ocukların yanında, onların tarafında olmaktır. Berkin i&ccedil;in &uuml;z&uuml;lmek &ouml;ld&uuml;r&uuml;len t&uuml;m &ccedil;ocuklar i&ccedil;in &uuml;z&uuml;lmektir. Din, dil, mezhep, renk, ırk, d&uuml;ş&uuml;nce, inan&ccedil; ayrımı yapmadan &uuml;z&uuml;lmektir.</p><p style="margin-bottom: 0cm;">Usta &ouml;yk&uuml;c&uuml;m&uuml;z Oktay Akbal&#39;ın <i>&Ouml;nce Ekmekler Bozuldu</i><span style="font-style: normal;">(1946) kitabı, ki ilk kitabıdır, yayımlanalı 70 yıl olmuş neredeyse. Onun gen&ccedil;ken dediği &ccedil;ıkalı &ccedil;ok oldu. Şimdi de ekmekler soğudu işte.</span></p><p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;">Bir &ccedil;ocuk &ouml;l&uuml;nce, ekmekler soğur, taş olur. Herkesin boğazına bir yumruk gibi dizilir lokmalar.</p><p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;">Ekmekler taş olur da taşy&uuml;rekliler ne olur?</p><p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;">Onlara hi&ccedil;bir şey olmuyormuş meğer.</p><p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;">Onlar d&uuml;zenlerini sağlamlaştırmak, kazan&ccedil;larını &ccedil;oğaltmak i&ccedil;in taş &uuml;st&uuml;ne taş dizip g&ouml;kdelenleri y&uuml;kseltmeye devam ederler. Ve kimse dalgalarına taş atmasın, d&uuml;menlerine taş koymasın diye taş gibi g&uuml;venlik yasaları &ccedil;ıkarırlar. Heykellere saldırırlar, par&ccedil;alayıp yıkarlar ama &ccedil;ocuk &ouml;l&uuml;mleri karşısında kılları kıpırdamaz, taş kesilirler.</p><p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;">&Ouml;ld&uuml;r&uuml;len bir &ccedil;ocuk hepsinden uzun yaşar.</p><p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;">&Ccedil;&uuml;nk&uuml; Berkin&#39;in ve t&uuml;m &ccedil;ocukların &ouml;mr&uuml;ne &ouml;l&uuml;m değil, sonsuzluk eklenir.</p><p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p><p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><b>haydar erg&uuml;len</b></p><p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p><p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p><p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p><p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p><p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>]]></description>
	<dc:creator>haydar ergülen</dc:creator>
</item>
<item>
	<guid isPermaLink="true">https://esenola.com/blog/view/2323/es-be-birader-es</guid>
	<pubDate>Thu, 01 Jan 2015 12:11:49 +0100</pubDate>
	<link>https://esenola.com/blog/view/2323/es-be-birader-es</link>
	<title><![CDATA[es be birader es]]></title>
	<description><![CDATA[<p style="margin-bottom: 0cm;"><b>TUHAFİYE</b></p><p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p><p style="margin-bottom: 0cm;"><b>Es be birader, es! </b></p><p style="margin-bottom: 0cm;">İşte tam o sırada ruhum kanat takıyordu ve can bedenden adeta u&ccedil;uyordu. Varsın u&ccedil;sun benim naciz v&uuml;cudum da değil mi, nasılsa birg&uuml;n toprak olacaktır. Ve her canlı, ruhun bedeni, sanki hapsolduğu bir h&uuml;creden kurtuluyormuşcasına sevin&ccedil;le terkettiğini de tadacaktır ama... Demem o değil.</p><p style="margin-bottom: 0cm;">Belki de insan bir yaştan sonra, &ouml;yle &#39;bir&#39; yaş var işte, &ccedil;ocukluğa giden otob&uuml;s nerden kalkıyordu der gibi soracaktır, memleket otob&uuml;sleri nerden kalkıyor, diye.&Ccedil;ocukluğa ve memlekete otob&uuml;sle, bilemedin minib&uuml;sle gidilir. Şimdikileri bilmem tabii, &ccedil;ocukluk var da gidilecek memleket kalmış mıdır, b&uuml;t&uuml;n&uuml;yle ş&uuml;phedeyim...Demem bu da değil.</p><p style="margin-bottom: 0cm;">&ldquo;<i>Bin atlı akınlarda &ccedil;ocuklar gibi şendik&rdquo;, </i><span style="font-style: normal;">şiirin bu kadarı elverir, Yahya Kemal de bize kızmaz umarım, insan aşık olduğunda bencil olmaz, aksine, ne kıskan&ccedil;lık duygusunun esamesi okunur, ne m&uuml;lkiyet duygusu kalır. Aşkı vatan bilir ve &ldquo;</span><i>vatan sana canım feda&rdquo; </i><span style="font-style: normal;">tekerlemesini de aşk olsun diye yuvarlar, savurur, yollar. Aşk bir şenlikse, kıymeti de en &ccedil;ok &ccedil;ocuk kalbiyle mi bilinir? Varsın &ldquo;</span><i>&Ccedil;ocuksun Sen&rdquo; </i><span style="font-style: normal;">desinler. Desinler de, demem o da değil. </span></p><p style="margin-bottom: 0cm;"><span style="font-style: normal;">Hi&ccedil;bir &ouml;zel isim ge&ccedil;meden bitirebilecek miyim bakalım bu yazıyı derken...Yahya Kemal! &Ouml;zel isim mi, değil. Neden, bir, şairler &ouml;zel olmaz, iki, b&uuml;y&uuml;k şairler cins olur, cins olur isimleri de. &Ouml;yleyse G&uuml;lten Akın&#39;ın &ldquo;</span><i>G&uuml;lten&#39;i Yozgatlı demesinler bundan b&ouml;yle&rdquo; </i><span style="font-style: normal;">dediğini de hatırlayarak, ve elbette &ldquo;</span><i>nerde &ouml;l&uuml;rsem oralı olayım&rdquo;</i><span style="font-style: normal;"> dizesini de ekleyerek, hal beyanında bulunabilirdim ama, sonra onun başka bir dizesi aklıma gelirdi ve &ldquo;</span><i>Bende bir g&uuml;lten kaldı/hangi bağa diksem yabancı&rdquo;</i><span style="font-style: normal;"> dizesiyle vazge&ccedil;erdim kendi halimden. Bunu da dememiş olurdum b&ouml;ylece.</span></p><p style="margin-bottom: 0cm;">&ldquo;<span style="font-style: normal;">Benim kalbim ne zaman tamamlanacak?&rdquo; dedi bu sabah kızım Nar, &ldquo;B&uuml;y&uuml;rs&uuml;n, tamamlanır kızım&rdquo; dedim, &ldquo;sonra da ne g&uuml;zel kırılır&rdquo; diyemedim. Kalp deyince, kalp ağrısı, kalp kırıklığı, kalpten gitmek, kalbi k&uuml;s...Kalbimizin komşusu bunlarsa bizim evimiz neresi? İnsan bazen bir şeyi dememek i&ccedil;in ne kadar &ccedil;ok şey diyor. Baksanıza halime. Diyeceğim, hen&uuml;z demediğimdir. </span></p><p style="margin-bottom: 0cm;"><span style="font-style: normal;">Yeni yıl yazısı haftaya. Eskiyi yazacağıma g&ouml;re, yeniye eskiyle başlamanın zararı yok. Hem yeni ne var, T&uuml;rkiye&#39;nin adının &#39;yeni&#39; olmasından başka? Eski k&ouml;ye yeni adet getirmek dedikleri buymuş meğer. Eskisi, yenisi, şurda dursun, bu kavga en sonuncu kavgamız filan da değil ama,&ldquo;</span><i>Biz başka alem isteriz</i><span style="font-style: normal;">&rdquo;. Demek ki başka t&uuml;rl&uuml; bir şey benim demek istediğim. </span></p><p style="margin-bottom: 0cm;"><span style="font-style: normal;">Ahmet Kaya da cins isim elbette. &Ouml;yle bir şeyler mi yazsam acaba, belki de yazılmıştır, olsun, adı &#39;Cins İsimler&#39; olan bir portreler, y&uuml;zler kitabı. Ahmet Kaya &ldquo;</span><i>şehirlere bombalar yağardı her gece/ biz durmadan sevişirdik</i><span style="font-style: normal;">&rdquo; demeden &ouml;nce, &ldquo;</span><i>biz durmadan g&uuml;l&uuml;ş&uuml;rd&uuml;k&rdquo; </i><span style="font-style: normal;">diyor. Sevişmek de g&uuml;l&uuml;şmeye sayılıyor belli ki. Ruhun g&uuml;l&uuml;şmesi, kalbin g&uuml;l&uuml;ş&uuml;, g&ouml;vdenin y&uuml;z&uuml;n&uuml;n g&uuml;lmesi. Keşke bu olsaydı diyeceğim!</span></p><p style="margin-bottom: 0cm;"><span style="font-style: normal;">Herkesin bir &#39;şeb-i arus&#39;u var. D&uuml;ğ&uuml;n gecesi, vuslat, kavuşma gecesi. Bu yazı da bilmeden benim kavuşma gecem olmuş. Cahit K&uuml;lebi&#39;nin &ldquo;İstanbul&rdquo;u g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor, bana İstanbul hala Haydarpaşa&#39;dan g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor! &ldquo;</span><i>Sonra alem değişiverdi/ayrı su ayrı hava ayrı toprak/Mevsimler ne &ccedil;abuk ge&ccedil;iverdi/ unutmak unutmak unutmak&rdquo;. </i><span style="font-style: normal;">Vefayı unutmak olmaz da, unutmanın da bir vefası var mıdır, kim bilir belki de şimdi tam sırasıdır. &Ouml;yledir de. Bunu s&ouml;ylememi beklemeyin benden.</span></p><p style="margin-bottom: 0cm;"><span style="font-style: normal;">* * * *</span></p><p style="margin-bottom: 0cm;"><span style="font-style: normal;">Es es es! Es be birader es! Bak 50 yıldır esiyorsun, g&uuml;rl&uuml;yorsun, yağıyorsun, y&uuml;z&uuml;m&uuml;z&uuml; bir g&uuml;ld&uuml;r&uuml;p bir ağlatıyorsun! Ne zamandır direniyorum bu yazıyı yazmamak i&ccedil;in. Ama artık daha fazla direnemedim ve yine de seni &uuml;zmemek i&ccedil;in, top &ccedil;evirir gibi adeta oradan buradan laf &ccedil;evirip duruyorum. B&ouml;yle yapma, bizi &uuml;zme, g&ouml;nl&uuml;m&uuml;zden d&uuml;şme, g&ouml;nl&uuml;m&uuml;z&uuml; d&uuml;ş&uuml;rme, kalbimizi &uuml;ş&uuml;tme. Gelecek yıl, dediysem şurda 3 g&uuml;n sonra, o g&uuml;zel Haziran&#39;da 50. yılını kutlayacağız Eskişehir&#39;de, &ldquo;es es es/ki ki ki/es ki es ki es&rdquo; diyeceğiz. Bak g&ouml;nl&uuml;m&uuml;zde bir telaş, kalbimiz a&ccedil;ık, i&ccedil;imiz kıpır kıpır, &#39;Eskişehir gibi Eskişehirspor da bir şenliktir&#39; diyeceğiz. Başka da bir şey demeyeceğiz. Turgut Uyar&#39;ın &ldquo;</span><i>Temmuz tam bu işe g&ouml;redir bana kalırsa&rdquo; </i><span style="font-style: normal;">dizesini azıcık değiştirip, &ldquo;Haziran tam bize g&ouml;redir&rdquo; diyeceğiz bir de.</span></p><p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p><p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><b>haydar erg&uuml;len</b></p><p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p><p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>]]></description>
	<dc:creator>haydar ergülen</dc:creator>
</item>
<item>
	<guid isPermaLink="true">https://esenola.com/blog/view/2272/siirde-80-kusagi-icin-ipuclari</guid>
	<pubDate>Sun, 28 Dec 2014 21:38:36 +0100</pubDate>
	<link>https://esenola.com/blog/view/2272/siirde-80-kusagi-icin-ipuclari</link>
	<title><![CDATA[şiirde 80 kuşağı için ipuçları]]></title>
	<description><![CDATA[<p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p><p style="margin-bottom: 0cm;"><b>Şiirde &lsquo;80 Kuşağı i&ccedil;in ipu&ccedil;ları </b></p><p style="margin-bottom: 0cm;"><b>(10 yeni iddia) </b></p><p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p><p style="margin-bottom: 0cm;"><i><b>Bir</b></i> &rsquo;80 şiiri kendisini cami avlusuna bırakılmış bir &ccedil;ocuk gibi, &ouml;ks&uuml;z ve yetim hissettiği ve belki de &ouml;yle olduğu i&ccedil;in, dili d&ouml;nmeye başlar başlamaz herkese &lsquo;baba&rsquo; diye koşmuş bir şiirdir.</p><p style="margin-bottom: 0cm;"><i><b>İki </b></i>Şiddetli ve koyu bir &lsquo;anne arzusu&rsquo;na rağmen, bir &lsquo;anne-şair&rsquo; fig&uuml;r&uuml; yoktur &rsquo;80 Kuşağı şairleri i&ccedil;in.</p><p style="margin-bottom: 0cm;"><i><b>&Uuml;&ccedil;</b></i> &rsquo;80 şiirinin babası ya da babaları vardır ama bir annesi yoktur. Buna karşılık T&uuml;rk şiirinin hi&ccedil;bir d&ouml;neminde &lsquo;anne&rsquo;ye bu kadar &ccedil;ok şiir yazılmamıştır.</p><p style="margin-bottom: 0cm;"><i><b>D&ouml;rt </b></i>Bir metafor olarak &lsquo;b&uuml;y&uuml;k aile&rsquo; demek de m&uuml;mk&uuml;n &rsquo;80 şiiri i&ccedil;in. &ldquo;B&uuml;y&uuml;k Ev Ablukada&rdquo;ysa, &lsquo;b&uuml;y&uuml;k aile&rsquo; de bu kuşağın &ouml;zleminde, r&uuml;yasındadır.</p><p style="margin-bottom: 0cm;"><i><b>Beş </b></i>Anneden yana şansı yoktur ama &lsquo;abi&rsquo;leri vardır bu şiirin, &lsquo;en abi&rsquo;si de İsmet &Ouml;zel&rsquo;dir. &lsquo;KIzkardeş&rsquo;leri de vardır, Nilg&uuml;n Marmara&rsquo;dan Lale M&uuml;ld&uuml;r&rsquo;e ve Birhan Keskin&rsquo;e kadar&hellip;</p><p style="margin-bottom: 0cm;"><i><b>Altı </b></i>&rsquo;80 şiiri kimi başka kuşaklardan ya da yaşı başka kuşaklara tutan şairler i&ccedil;in de bir &lsquo;&ccedil;ekim merkezi&rsquo; olmuştur.</p><p style="margin-bottom: 0cm;"><i><b>Yedi </b></i>&rsquo;80 kuşağı &lsquo;iktidarsız&rsquo; bir kuşaktır: B&uuml;y&uuml;k &ccedil;oğunluğuyla &lsquo;iktidar&rsquo; kavramı, duygusu, d&uuml;ş&uuml;ncesi ve talebinden uzak şairlerden oluşur.</p><p style="margin-bottom: 0cm;"><i><b>Sekiz </b></i>&rsquo;80 şiiri bir &lsquo;getto&rsquo; şiiri değildir, i&ccedil;ine a&ccedil;ık olduğu kadar dışa, dışına da a&ccedil;ık olmuş, olmayı her zaman istemiştir.</p><p style="margin-bottom: 0cm;"><i><b>Dokuz </b></i>Roman i&ccedil;in s&ouml;ylenen &lsquo;karnaval&rsquo; duygusu, aslında &rsquo;80 şiiri i&ccedil;in de &ccedil;ok ge&ccedil;erli bir benzetme sayılabilir.</p><p style="margin-bottom: 0cm;"><i><b>On</b></i> Postmodern d&ouml;neme denk geldikleri i&ccedil;in, farkına varmadan postmodernizmin de i&ccedil;ine d&uuml;şt&uuml;ler, &lsquo;pre-postmodern&rsquo; şairler bile denebilir &rsquo;80 şairleri i&ccedil;in!</p><p style="margin-bottom: 0cm;"><i><b>(İpucu: </b></i>Başlıkta da yazdığım gibi bunlar yalnızca birer iddia. O y&uuml;zden şimdilik yalnızca iddia olarak kalsınlar, belki sonra geliştirilir, değiştirilir!)</p><p style="margin-bottom: 0cm;"><a name="_GoBack"></a></p><p style="margin-bottom: 0cm;"><i>haydar erg&uuml;len</i></p><p style="margin-bottom: 0cm;">&nbsp;</p>]]></description>
	<dc:creator>haydar ergülen</dc:creator>
</item>
<item>
	<guid isPermaLink="true">https://esenola.com/blog/view/1551/yeryuzundeki-tum-ucuslari-canli-izle-real-time-track-all-flights-in-the-world</guid>
	<pubDate>Tue, 02 Dec 2014 23:25:48 +0100</pubDate>
	<link>https://esenola.com/blog/view/1551/yeryuzundeki-tum-ucuslari-canli-izle-real-time-track-all-flights-in-the-world</link>
	<title><![CDATA[Yeryüzündeki tüm uçuşları canlı izle / Real time track all flights in the World.]]></title>
	<description><![CDATA[<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <a href="http://esenola.com/file/view/1550/yeryuzundeki-tum-ucaklari-canli-izle-real-time-track-all-flights-in-the-world"><img alt="Yeryüzündeki tüm uçakları canlı izle / Real time track all flights in the World." height="326" src="http://esenola.com/mod/file/thumbnail.php?file_guid=1550&amp;size=medium&amp;icontime=1417559110" width="326"></a></p><p>Bir internet sitesi yery&uuml;z&uuml;ndeki b&uuml;t&uuml;n u&ccedil;uşları anı anına izlemenizi sağlıyor. Ge&ccedil;miş u&ccedil;uşları da izleyebiliyorsunuz. &Ouml;rneğin Ukrayna&#39;da d&uuml;ş&uuml;r&uuml;len MH17&#39;nin u&ccedil;uşu gibi...Ayrıntılı bilgi i&ccedil;in <a href="http://www.avroturk.com/discussion/view/26765/yeryuzundeki-butun-ucuslari-canli-izleyin-hem-de-parasiz"><strong>tıklayın.</strong></a></p><p><strong>An internet site lets you track all flights in real time. It is also possible to playback the past flights. Like the Malaysian Airlines&#39; MH17 flight shot down over Ukraine...&nbsp; </strong><strong>Click <a href="http://www.flightradar24.com">here</a> for the site.</strong></p>]]></description>
	<dc:creator>Sinan</dc:creator>
</item>

</channel>
</rss>